Ilgaz Hakkında

Yurdumuzun Batı-Karadeniz bölgesinde, Çankırı iline bağlı, doğuda Kastamonu ili Tosya ilçesi, kuzeyde Kastamonu İl merkezi, İhsangazi ve Araç ilçeleri,Batıda Kurşunlu ilçesi, Güneyde ise Korgun ve Yapraklı ilçeleriyle komşu olan Ilgaz ilçesi, Ankara – Kastamonu ve İstanbul –Samsun karayollarının kesiştiği noktada bulunmaktadır.

İlçenin yüz ölçümü 784 Km², İlçe Merkezi’nin denizden yüksekliği 902m., 2000 Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre Merkez nüfusu 11.325, köyler nüfusu 16.892, toplam nüfusu 28.217 kişidir. İlçe Nüfus Müdürlüğü aile kütüklerinde 31.12.2004 tarihi itibari ile kayıtlı yaşayan toplam nüfus 81.879 kişidir. Bunun 41.238’i kadın, 40.641’u erkektir.

1888 yılında belediye olan Ilgaz, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Çankırı merkeze bağlı bir nahiye idi. Eski ismi Koçhisar (Koçhisarbala) olan Ilgaz'da göç veren ilçelerdendir. Tarım ve hayvancılığın ağırlıklı olarak geçim kaynağı olduğu ilçe, başta Ankara ve İstanbul'a göç vermektedir.

Ilgaz Tarihi

İlçenin kurulduğu yöre, geçmişten günümüze birçok değişik kavmin uğrak yeri olmuş, istilalar ve savaşlar görmüş, göç yolları üzerinde bir durak konumundadır. Kuzeyde yükselen ortalama 2000 m. yüksekliğindeki Ilgaz Dağları ile güneydeki Köroğlu Dağları arasında doğal bir yol işlevi gören Devrez Vadisi, doğuyla batı arasında bağlantı kurmak için tercih edilen önemli bir geçit konumundadır. Bu gün de İstanbul-Karadeniz ve İstanbul-Doğu Anadolu bağlantısı bu vadiden sağlanmaktadır.

Ilgaz yöresinde ilk yerleşmenin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Bu konuda yapılmış bir araştırma da bulunmamaktadır. İlçemizde bulunan höyükler, kaya mezarları, kale harabeleri, çeşitli mezarlar ve çanak çömlek parçaları, süs eşyası kalıntıları bize bazı ip uçları sunmaktadır. Geçmiş yıllarda Cendere köyü yakınlarındaki Salman höyükte yapılan ufak çaplı bir kazıda ortaya çıkarılan çanak çömlek parçalarının orta ve son tunç çağına ait olduğu anlaşılmıştır. Devrez vadisiyle daha gerideki (kuzey kısım) tepelik, hafif dalgalı alan arasında halen üç adet höyük bulunmaktadır. Ancak herhangi bir araştırma kazısı yapılmamıştır.

İlçenin de içinde bulunduğu, doğuda Kızılırmak, batıda Filyos çayıyla sınırlanan alan, milattan önceki dönemlerde "Paphlagonia" adıyla anılmaktadır.

Malazgirt zaferinden hemen sonra, Melik Ahmet Danişment Gazinin silah arkadaşlarından Emir Karatekin 1082 yılında bölgeyi ele geçirerek Danişmentoğulları Beyliğine bağlamıştır. Danişmentoğulları’nın zayıflaması üzerine 1132 yılında bölge tekrar Bizanslıların hakimiyetine girmiş, kısa bir süre sonra da Selçuklu Sultanı I. Mesut bölgeyi Selçuklu topraklarına katmıştır.

14.Yüzyıl başlarında, Anadolu Selçuklu Devletinin zayıflamasıyla birlikte bölgede Candaroğulları Beyliğinin hakimiyeti görülür.1380 yılında, Yıldırım Beyazıt’ın Candaroğulları Beyliğini yıkıp topraklarını ele geçirmesi üzerine bölge Osmanlı Devletinin hakimiyetine girmiştir.

1402 yılında, Ankara savaşında Yıldırım Beyazıt’ın Timur’a yenilmesinden sonra başlayan bunalım döneminde Sinop Beyi İsfendiyar Bey, Timur’un da yardımıyla bölgenin hakimi olmuştur.

Bölge, 1459’da Fatih’in İsfendiyaroğulları Beyliğini ortadan kaldırması üzerine tekrar Osmanlı İmparatorluğuna bağlanmıştır. Bu yıldan sonra, bölge tarihinde önemli bir değişiklik olmamıştır.

Osmanlı döneminde "Koçhisarbala" ve "Koçhisar" adlarıyla anılan ve kadılık olan ilçenin merkezinin bugünkü Yaylaören Köyü olduğu ve kadının burada oturduğu anlaşılmaktadır. 19.Yüzyıl sonlarında ise, Kastamonu Vilayeti, Çankırı Sancağı, Merkez Kazasına bağlı bir bucak olduğu görülmektedir. 1922 yılında Çankırı’nın il olması ile, aynı tarihte Ilgaz da ilçe olmuştur. İlk olarak Kastamonu iline bağlı olan Ilgaz, 1929 yılında Çankırı iline bağlanmıştır.

Coğrafi Yapı

İlçe sınırları içindeki dağlar, adeta bir çerçeve oluşturacak şekilde kuzey ve güneyde, kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanırken, doğu ve batı sınırında birbirlerine yaklaşırlar. Bu dağlardan Ilgaz Dağları, Devrez çayı vadisinin kuzeyinde yükselir. Kuzey Anadolu Dağları'nın Karadeniz kıyısından itibaren içeriye doğru ikinci dağ sırasıdır. Bu dağlar, Gerede civarında termal kaynakların çıktığı faylı Akyazı-Devrez oluğunun kuzeyinde bir duvar gibi yükselirler. Doğuya doğru devam ederek bir tek Soğanlı çayı vadisi tarafından enlemesine açılan boğazdan sonra yükselerek Ankara-Kastamonu karayolunun her iki tarafında en yüksek noktasına ulaşır. Bu epeyce uzun dağ sırasının ilçe sınırları içinde kalan kesiminin ortalama yüksekliği 2000 m.dir. Ilgazların doğudaki bölümü Kargı ilçesine kadar yükseklik kaybederek devam eder.

Ilgaz Dağları oluşum itibarıyla Anadolu'nun ilk karalaşan bölümünde yer aldığı için önemlidir. Mezozoik dönemde genişleyen kara yüzeyi, daha sonraki dönemde yerkürenin bütününde görülen volkanik olaylar zincirinin bir halkası olarak, Alp kıvrım sistemiyle birlikte bugünkü şeklini almıştır.

Ilgaz Dağı zirvesinde, Büyük Hacet Tepesi 2587 m. ve Çatal Ilgaz Tepesi 2546 m. ile en yüksek noktalardır. Dağın yamaçları asimetrik olup, kuzeye bakan yamaç daha dik, güneye bakan ve ilçe sınırları içinde kalan yamaçsa daha eğimlidir.

Ilgaz Adı

Ilgaz adı, Türkçe’de memleket anlamına gelen “il-el” kelimesinin, Milattan önce 1300 yıllarında bölgede bir süre yaşamış olan “Gask”ların Gas’ı ile birleştirilerek “El-gas” şeklinde söylenmesinden türediği öne sürülmekle birlikte, Ilgaz Dağı'nın Paphlagonialılar dönemindeki adı olan "Olgassys" den türediği iddiaları da bulunmaktadır.

Not: Ilgaz Kaymakamlığı ve Çankırı Valiliği internet sitelerinde yeralan bilgilerden yararlanılmıştır.

beykoyu.ilgaz.org